14/6/2008 - Uykuuu....Keyif...
Şimdi ben, tembel köfte yani her gece yatarken diyorum ki: "Ohhhh yarın sabah işim yok,İlker veleti öbür evde kaldı sabah sabah gelip kapı tekmeleyemez "Abaaaa kapıyı aç" diye. Uyuycam işte. Kaça kadar olursa olsun. Sonra kalkıp çay yapıcam, iki bisküvi, bir bardak çay. Hooop bir sigara yakıcam, gelsin blogcu, gelsin bloglar. Sonra belki bir film izlerim, yan gelir yatarım. Bir de keyfim gelirse Türk kahvesi içerim usul usul.
Yok ama. Ya elektrik arızası, ya Ahmetin telefonu, ya bişey bir şekilde uyandırılıyorummm... E hani benim keyif? Gitti güme.
Annem bana ve evin diğer halkına hep "Gece silahlı, gündüz külahlı" der. Yani: Sabaha kadar oturuyor gündüz vakti uyuyormuşuz. Eski evdeyken bir ara sabah 5 kahvaltılarımız vardı bizim. Ama bildiğiniz gibi değil.
Annem altta kardeşimle oturuyor...Muhabbet, muhebbet, muhabbet... Ya ben sesi duyup çatlıyorum... ya onlar telefonu çaldırıp "gel" diyorlar. hadi aşağı... E saat 5 olmuş, karın acıkmış. Bir güz-zel kahvaltı ediyoruz sayın arkadaşlar.
Sonra dağılıp uyumaya gidiyoruz.
Böyle bir tersine dünyamız var.
Çocukluğumun en güzel hatıralarını okul kapanıp tatil olduğunda babam ve kardeşimle sabahlara kadar oynadığımız poker savaşları oluşturuyor. Duyguları vücudunun her bir tarafına yansıya bir insan olarak ben asla blöf yapmayı beceremiyorum.
Her gece kendimi sıkıp, tek bir oyunda blöf yapıyorum. Ortadaki tüm parayı toplayıp, kahkahalar atıyorum. babam çıldıyor: "Ülen sana da yenildim ya şu pokerde, ben daha ne diyeyim..." diyor. daha çok gülüyorum.
Hımmm... yaşamak güzel şey be...
|